• Hac Nasıl Yapılır

    Hac, Mekke’ye yapılan kutsal yolculuk; iman, namaz, oruç ve sadaka ile birlikte İslam’ın beş şartından biridir. Sağlık ve imkanlar elverdiği sürece, her Müslüman’ın hayatında bir kez yapılmalıdır.

     

    Haccın Tanımı

    Hac sırasında binlerce hacı adayı Arafat'ta toplanıyor
    Binlerce hacı adayı Arafat’ta bir arada

    Dilbilimsel olarak “Hac” kelimesi, “çaba sarf etmek” veya “yüce bir yere doğru yola çıkmak” anlamına gelen Arapça “Hajja” (Arapça: حَجَّ) fiilinden türetilmiştir. Şeriat açısından Hac, “İslam’ın gerektirdiği ibadetleri yerine getirmek için belirli bir zamanda belirli bir yere gitmek” anlamına gelir. Belirli yer; Mescid-i Haram‘daki Kâbe‘nin yanı sıra Arafat, Mina ve Müzdelife de dâhil olmak üzere Mekke ve çevresindeki yerleri ifade etmektedir. Zaman olarak ise hac, sadece belirli aylarda yani Şevval, Zilkade aylarında ve Zilhicce’nin ilk on gününde yapılabilir. Gerçekleştirilen ibadet eylemleri; Tavaf, Sa’y, Şeytan Taşlama vb. dahil olmak üzere Haccın birçok ibadetini içerir.

    Hac Yükümlülüğü

    Kur’an-ı Kerim’de

    Hac, aşağıdaki ayette belirtildiği gibi kategorik ve kesin bir yükümlülüktür:

    فِيهِ آيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ إِبْرَاهِيمَ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ آمِنًا وَلِلَّهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ إِلَيْهِ سَبِيلًا وَمَنْ كَفَرَ فَإِنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ عَنِ الْعَالَمِينَ

    ”Orada apaçık deliller, alâmetler ve İbrâhim’in makâmı vardır. Oraya giren herkes emniyette olur. Bundan dolayı hacca gitmeye gücü yeten insanlara, Beytullâh’ı ziyâret etmek Allah’ın bir emridir. Kim Allah’ın emrini inkâr ederse, şunu bilsin ki, Allah’ın hiç kimseye ve hiç bir şeye ihtiyacı yoktur.”
    [Al-i İmran Suresi, 3:97]

    Haccın farziyetini vurgulamanın yanı sıra, bu ayet aynı zamanda niyette samimiyet ve yolculuğu üstlenebilme yeteneğinin de haccın yerine getirilmesi için ön koşullar olduğunu beyan eder. Ayet, ayrıca hac farizasını reddetmenin küfürle eşdeğer olduğuna da işaret etmektedir.

    Âlimlerin çoğunluğu haccın, hicretin altıncı yılında aşağıdaki ayetin nazil olmasıyla farz kılındığı görüşündedir:

    وَأَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلَّهِ

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın.
    [Bakara Suresi, 2:196]

    Diğer âlimler ise haccın, hicretin dokuzuncu veya onuncu yılında farz kılındığı görüşündedirler.

    Hadislerde

    Haccın farz olduğuna işaret eden birçok Hadis de vardır. Ebu Hureyre anlatıyor:

    Allah Resulü (s.a.v.) bize hitap ederek şöyle buyurdu: ‘Ey insanlar, Allah size haccı farz kıldı, öyleyse haccedin’ 1Müslim, Hadis No. 1337; Nesâî, Hadis No. 2619.

    Abdullah bin Abbas anlatıyor:

    Hat’am kabilesinden bir kadın Veda Haccı yılında geldi ve şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Resulü! Babam Allah’ın hac farizası altına girdi, ancak çok yaşlı bir adam ve bineğine düzgün bir şekilde oturamıyor. Onun yerine ben haccedersem farz yerine gelmiş olur mu?” Peygamberimiz (s.a.v.) olumlu cevap verdi. 2Buhari, Hadis No. 1853; en-Nesei, Hadis No. 2653.

    Bu rivayet sadece haccın farziyetini vurgulamakla kalmaz, aynı zamanda kişinin kendisi hac yapamayacak durumda ise onun yerine hac yapması için birisini görevlendirmesi gerektiğini de vurgular.

    Haccın Faziletleri

    Haccın faziletleri çok geniştir ve bu konudaki Hadisler sayısızdır.

    Hac Günahları Kaldırır

    Ebu Hureyre anlatıyor:

    Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim Allah rızası için hacceder, müstehcen konuşmaz ve fuhuş yapmazsa, annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahsız olarak evine döner.”3Buhari, Hadis No. 1521, 1819 ve 1820; en-Nesei, Hadis No. 2627; İbn Mace, Hadis No. 2889.

    Abdullah bin Mesud anlatıyor:

    Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hac ile umre’ye birbiri ardından gerçekleştirin (düzenli olarak gidip gelin); çünkü bu ikisi demirci körüğünün demir, altın ve gümüşteki kirleri giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir. Kabul edilmiş bir haccın (Hacc-ı Mebrur) cennetten başka mükâfatı yoktur.”4Tirmizi, Hadis No. 810; en-Nesei, Hadis No. 2630; İbn Mace, Hadis No. 2887.

    Amr bin Âs buyurdu:

    Allah kalbime İslam sevgisini aşıladığında, Peygamber’e (s.a.v.) gittim ve şöyle dedim: ‘Ey Allah’ın Peygamberi! Elini uzat ki sana biat edeyim’. Peygamber (s.a.v.) elini bana doğru uzattı, fakat ben elimi geri çektim. Peygamberimiz (s.a.v.) sordu: ‘Ey Amr! Senin derdin nedir?”. Dedim ki: ‘Bir şart koşmak istiyorum! Peygamber (s.a.v.): “Nedir o?” diye sordu. Dedim ki: ‘Geçmiş günahlarımın affedilmesi! Peygamberimiz şöyle buyurdu: ‘Ey Amr! Bilmez misin ki İslam bütün geçmiş günahları siler, hicret bütün günahları siler, (aynı şekilde) hac da bütün geçmiş günahları siler!”5Müslim, Hadis No. 121.

    Mebrur Haccın (Kabul Edilmiş Haccın) Mükâfatı Cennettir

    Ebu Hureyre (r.a.) rivayet eder:

    Bir umre ile diğer umre arasında işlenen bütün günahlar bağışlanır ve silinir. Ve hacc-ı mebrur için cennetten başka mükâfat yoktur. 6Buhârî, Hadis No: 1773; Tirmizî, Hadis No: 933; Nesâî, Hadis No: 2629.

    “Hacc-ı Mebrur” ve “Makbul Hac” genellikle birbirinin yerine kullanılır ve ‘kabul edildi’ olarak tercüme edilir, ancak ikisi arasında ince bir fark vardır.

    • Makbul Hac (arapça Hajj Maqbul), küçük veya büyük herhangi bir kefaret olmaksızın tüm yükümlülüklerin ve gerekliliklerin tamamlandığı hacdır. Hac yükümlülüğünün yerine getirilmesidir.
    • Hacc-ı Mebrur; günahsız, ilahi kabul ve rızaya mazhar olmuş hacdır.

    Esasen Hacc-ı Mebrur, kabul edilmiş haccı içerir; ancak kabul edilmiş haccın Hacc-ı Mebrur’u içermesi gerekmez. Bir hacı, haccın küçük ve büyük ihlallerinden kaçınır; ancak günahkâr davranışlarda bulunarak Rabbini hoşnutsuz ederse, kabul edilen yani Makbul Hacca ulaşabilir ancak Hacc-ı Mebrur’u elde etme şansı tehlikeye girer.

    Hacc-ı Mebrur’u tanımlarken Hasan Basri (rahimahullah) şöyle demiştir: “Hacc-ı Mebrur, icrasından sonra maddi dünya hayatına karşı bir isteksizlik ve ahirete karşı bir meyil hali getiren hacdır.”

    Cehennem Azabından Koruma

    Hz. (r.a.) Ayşe, Peygamber’in (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet eder:

    Allah’ın, Arafat gününden daha çok kulunu cehennem ateşinden kurtardığı bir gün yoktur. Meleklere yaklaşır ve kullarını överek şöyle der: “Kullarım ne diliyor?”7Müslim, Hadis No: 1348.

    En Yüce Sevaplardan Biri

    Ebu Hureyre’den (r.a.) rivayet edilmiştir:

    Peygamber’e (s.a.v.): “En hayırlı amel nedir?” diye soruldu. ‘Allah’a ve Resulüne iman etmektir’ diye cevap verdi. Soruyu soran: “Sonra nedir?” diye sordu. Peygamber (s.a.v.): “Allah yolunda cihad etmektir.” buyurdu. Bunun üzerine kendisine: “Bundan sonra en faziletli amel nedir?” diye sorulmuş, o da: “Hacc-ı Mebrur’u eda etmek” buyurmuştur.”8Buhari, Hadis No. 1519.

    Cihatın Bir Türü

    Hz. Ayşe bir keresinde şöyle dediğini aktarır:

    ‘Ey Allah’ın Peygamberi! Cihad (Allah yolunda çabalamak veya savaşmak) en hayırlı ameldir. O halde biz (kadınlar) ona aktif olarak katılmayalım mı? Peygamber şöyle cevap verdi: “Sizin için en hayırlı cihad Hacc-ı Mebrurdur.” 9Buhari, Hadis No. 1519, 1520 ve 2784; Nesei, Hadis No. 2624.

    Ebu Hureyre anlatıyor:

    Yaşlılar, gençler, zayıflar ve kadınlar için cihad; hac ve umredir.

    Hacılar Allah’ın Konuklarıdır

    Ebu Hureyre aktarıyor:

    Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: ‘Aziz ve Celil olan Allah’ın misafirleri üçtür: Savaşan kimse, hac yapan hacı ve umre yapan hacı.” 10Al-Nasa’i, Hadis No. 2625 & 3121.

    Yine aktarıyor:

    Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Hacılar Allah’ın misafirleridir; dua ederlerse Allah dualarına icabet eder, mağfiret dilerlerse Allah onları bağışlar.”11İbn Mace, Hadis No. 2892.

    Haccın Şartları

    Hac görevinin hayatta bir kez yapılması farz olsa da, hacca katılmak için yerine getirilmesi gereken bir dizi ön koşul vardır:

    İslam

    Hacı adayının Müslüman olması ve haccın farz olduğunu bilmesi gerekir.

    Olgunluk

    Hacı ergenlik çağına ulaşmış olmalı, yani Baliğ olmalıdır. Tüm âlimler, reşit olmayan bir kişinin hacca gitmesi konusunda, çocukların hacca gitme yükümlülüğü bulunmadığından haccın yetişkinlik döneminde tekrarlanması gerektiği konusunda hemfikirdir.

    Abdullah bin Abbas’tan (r.a.) rivayete göre, Veda Haccı‘ndan sonra bir kadın Peygamber’e (s.a.v.) bir çocuğu sundu ve sordu: “Bu çocuğa hac sevabı yazılacak mı?” Peygamber (s.a.v.) cevap verdi: “Evet, sen de mükâfatlandırılacaksın.”12Ebu Davud, Hadis No. 1736; en-Nesei, Hadis No. 2648; İbn Mace, Hadis No. 2910. Rivayet; çocuğun itaatinden dolayı ödüllendirileceğini, annenin ise ona yardım ettiği ve hac yapmasını öğrettiği için ödüllendirileceğini göstermektedir.

    Akıl Sağlığı

    Hacı zihinsel olarak sağlıklı olmalı ve zihinsel yetilerini tam olarak kontrol edebilmelidir. Akıl hastaları hac yapmakla yükümlü değildir. Böyle bir rahatsızlığı olan bir kişinin, akli melekelerini kontrol edebilen birinden beklenen şekilde hac ibadetini yerine getirdiği varsayılsa bile akli dengesini sağlaması durumunda haccın tekrarlaması gerekecektir.

    Maddi İmkanın Bulunması

    Hacı, Mekke’ye gidiş ve dönüş yolculuğu için bir araca ve yeterli paraya sahip olmalıdır.

    Özgür olmak

    Modern çağda geçerli olmasa da, hacı köle olmamalıdır.

    Kabiliyet

    Bir kişinin kabiliyeti ile ilgili olarak, bu kategoriye giren başka koşullar da vardır:

    Fiziksel Olarak Yeterlilik

    Hacı, fiziksel olarak seyahat edebilecek ve hac görevlerini yerine getirebilecek durumda olmalı ve bunu yapmasını engelleyecek herhangi bir hastalık veya rahatsızlığı bulunmamalıdır. Yaşlı, hasta veya aciz olduğu için hacca gidemeyecek durumda olan bir kişi; maddi durumu elverişli olduğu takdirde kendi yerine hac yapması için bir başkasına ücret ödeyebilir.

    Finansal Olarak Yeterlilik

    Hacı yolculuk süresince; seyahat, konaklama ve diğer tüm ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli maddiyata sahip olmalıdır. Ayrıca, eksikliği sırasında bakmakla yükümlü olduğu kişileri geçindirmek için yeterli maddiyata sahip olmalıdır. Eğer bireyin, ailesinin ihtiyaçlarını karşılayacak yeterli parası yoksa hac ona farz değildir. Borçsuz olmak bir ön koşul değildir, ancak hacca gitmeden önce borçların ödenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

    Yolun Güvenli Olması

    Hac yolculuğu, hacı adayının can ve mal güvenliğini hiç bir şekilde tehlikeye sokmayacak kadar güvenli sayılabilmelidir.

    Ulaşım

    Hacı, Mekke’ye seyahat etmek ve hac ibadetini yerine getirmek için uygun ulaşım araçlarına erişebilmeli ve bunları madden karşılayabilmelidir.

    Kadınlar İçin

    Hac yükümlülüğünün sadece kadınlar için geçerli olan iki ek koşulu daha vardır. Bunlar:

    Bir Mahremin Gerekliliği

    Hanefi ve Maliki mezheplerine göre, hac veya umre yapmak isteyen bir kadına bir mahreminin eşlik etmesi gerekir. Eğer kadının kendisine eşlik edecek bir mahremi yoksa, hac ona farz olmaz. Öte yandan, Şafii ve Maliki mezheplerine göre; can, mal ve namus güvenliğinin garanti altına alınması şartıyla, güvenilen bir grup kadınlar (iki veya daha fazla) birlikte, hatta bazı âlimlere göre tek başına hacca gidebilir. Ancak, nafile hac veya umre için güvenilir kadınların refakati yeterli olmaz ve kadına kocasının veya bir mahreminin eşlik etmesi gerekir.

    Bir şart olmamakla birlikte, evli bir kadının hacca gitmek için kocasından izin alması da arzu edilir ancak kocanın kadının farz olan hac ibadetini yerine getirmesini engelleme hakkı yoktur. Bununla birlikte koca , kadının nafile hac yapmasına engel olabilir.

    İddetten Döneminden Muaf Olmak

    Ayrıca boşanma sonrası veya yas (kocasının ölümünün ardından) bekleme süresi olarak bilinen iddet süresinden de muaf olunmalıdır. Bu nedenle, bekleme süresi içindeyken hac farizasının diğer şartları karşılandysa veya bekleme süresi hac yolculuğunun kişi için mümkün olduğu bir zamana denk gelirse, hac yapmak zorunlu değildir.

    Haccın Aciliyeti

    Hac yükümlülüğünün şartları karşılandıktan sonra mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmelidir. Çoğunluk görüşe göre haccı geciktirmek günahtır, ancak geciktirilerek yapılan hac için dahi farz yerine getirilmiş kabul edilir. Şafii mezhebine göre ise, mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmesi zorunlu değildir ve kişi bunu ertelediği için günahkâr olmaz. Ancak bu erteleme, hac ibadetini yerine getirememe korkusu olmaksızın gelecekte hac ibadetini yerine getirmeye kesin olarak niyet edilmesi koşuluyla yapılabilir.

    Haccın Tarihçesi

    Haccın kökenleri M.Ö. ikinci binyıla, İbrahim Peygamber (a.s.) dönemine kadar uzanmaktadır. İbrahim’in iki oğlu vardı: İshak (a.s.) ve İsmail (a.s.). Bunlardan ikincisi Arap kabilelerinin atası ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) atasıdır.

    Safa ve Merve arasında Sa'y yapan hacılar
    Safa ve Merve arasında Sa’y yapan hacılar

    İsmail doğduktan sonra, İbrahim’e İsmail’i ve eşi Hacer’i (a.s.) çölde bırakması Allah tarafından emredildi. Hz. İbrahim (a.s.) onları orada bıraktıktan sonra erzakları kısa sürede tükenen Hz. Hacer, su aramak için umutsuzca Safa ve Merve tepeleri arasında yedi kez koştu. Hac ve Umre sırasında hacılar tarafından gerçekleştirilen Sa’y ayini, Hz. Hacer’in su arayışı sırasında gerçekleştirdiği eylemlerin yeniden canlandırılmasıdır.

    Oğlunun yanına döndükten sonra, Melek Cebrail aleyhisselamın mucizevi bir şekilde topraktan Zemzem olarak bilinen bir su kaynağı çıkardığını gördü. Bu zemzem kuyusu, kabileleri bölgeye yerleşmeye çekmiş ve yerleşim gelişerek bugün Mekke şehri olarak bilinen yere dönüşmüştür.

    Birkaç yıl sonra yerleşime döndüğünde ise Hz. İbrahim’e (a.s.), oğlu İsmail ile birlikte kuyunun bulunduğu yerin yakınında Allah’a adanmış bir anıt inşa etmesi için Melek Cebrail tarafından talimat verildi. Bu anıt, Kâbe, her türlü putperestlik ve çok tanrıcılıktan arınmış olarak tek gerçek Tanrı’ya ibadet için bir hac yeri olacaktı.

    İslam'ın gelişinden önce putlarla çevrili Kâbe'nin bir tasviri
    İslam’ın gelişinden önce putlarla çevrili Kâbe’nin bir tasviri

    Yüzyıllar sonra, Mekke halkı tek Tanrı’ya tapınmayı terk etti ve Cahiliye Çağı olarak bilinen dönem boyunca putperestliğe ve çok tanrıcılığa yöneldi. Bu süre zarfında Kâbe, açıkça tapınılan insan ve hayvan tanrılarını tasvir eden 360 put ve heykelle donatılmıştı. İslamiyet öncesi Arap kabileleri bazen çıplak olarak dahi Kâbe’nin etrafında tavaf yaparlardı.

    M.S. 610 yılında Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah’tan vahiy almaya başladı; bu vahiyler sırasında O’na tevhidi (tek bir ilaha inanma müessesesi) yeniden kurması için ilahi bir talimat verildi. İlk vahiyden yirmi yıl sonra, M.S. 630’da, Hz. Peygamber (s.a.v.) doğmuş bulunduğu ve sakinlerinin elinden çok zulüm gördüğü Mekke’de zafer kazanmak için yeterli dini ve siyasi otoriteyi toplamıştı. Kâbe’nin içindeki ve çevresindeki putları yıktı ve amacına uygun olarak Kâbe’yi tek bir Tanrı’ya ibadet etmek üzere yeniden adadı.

    Cebel-i Rahme, Rasullulah'ın veda hutbesini verdiği yerdir
    Cebel-i Rahme, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) veda hutbesini okuduğu yerdir

    M.S. 623’te (Hicri 10 senesi), vefatından kısa bir süre önce, yüce Peygamber (s.a.v.) binlerce sahabenin eşlik ettiği ilk ve son kez gerçekleştirdiği hacca (Veda Haccı) bizzat öncülük etmiştir. Cebel-i Rahme’de verdiği Veda Hutbesi’nde ise İslam ümmetinin eşitliğini ve birliğini vurgulamış, bu da haccın eşitlikçi doğasının bir sembolü olmuştur. Hz. Peygamber’in (s.a.v.) bu şekliyle gerçekleştirdiği Hac, günümüzde de yapılmaya devam etmektedir.

    Hac Çeşitleri

    Bir hacı adayının gerçekleştirebileceği üç tür hac vardır; bunların hepsi temelde aynı ibadetleri ve rituelleri yerine getirmeyi içermekle birlikte, gereklilikleri farklıdır. Haccın üç şeklinden herhangi birini seçilebilir.

    Hacc-ı Temettü

    Hacc-ı Temettü; Hac ayları olarak bilinen Şevval, Zilkade ve Zilhicce aylarında, genellikle Hac ibadeti başlamadan birkaç günü önce Umre yapmayı içerir. Akabinde Hac farzı yerine getirilir. “Temettü” kelimesi, hacı adayının evine dönmek zorunda kalmadan aynı yolculukta Hac ve Umre yapma avantajına sahip olması nedeniyle kullanılıp, keyif anlamına gelmektedir. Ayrıca hacı, Umre’den sonra İhram’dan çıktıktan sonra, Hac için tekrar İhram’a girene kadar yasaklarla kısıtlanmadan normal bir hayatın avantajlarından yararlanabilir.

    • Hacc-ı Temettü, en kolay ve en yaygın hac türüdür ve hacıların büyük çoğunluğu tarafından gerçekleştirilen türdür. Bu hac genellikle, dünyanın uzak bir yerinden Mekke’ye seyahat eden hacı adayları için tercih edilen bir hac yolculuğudur.
    • Bu hac türü iki ayrı niyeti kapsar. Umre niyeti Mikat geçilmeden önce, Hac niyeti ise Umre tamamlandıktan sonra Mekke’de yapılır.
    • Hacc-ı Temettü yapan bir hacıya Mütemetti denir.
    • Hanefi mezhebine göre, Mekke’den gelenlerin bu tür bir hac yapmaları hoş karşılanmamakla birlikte yine de geçerli kabul edilir.

    Uygulanışı

    • Umre yapmak niyetiyle Mikat‘ta İhram durumuna girin.
    • Bu Umre, aynı yılın Hac döneminde, asıl Haccın başlamasından önce tamamlanmalıdır.
    • Öncelikle, Umre ibadetlerine başlayacağınız Mekke’ye ilerleyin.
    • Mekke’ye ulaştıktan sonra Umre Tavafı yapın.
    • Makam-ı İbrahim’de iki rekât namaz kılın ve Zemzem suyundan için.
    • Sa’y yapmak için Safa’ya doğru ilerleyin. Bu, Hac sırasında yapılan Sa’y’dan ayrıdır.
    • Halk veya Taksir yapın. Erkeklerin saçlarını tümüyle tıraş ettirmek yerine kestirmeleri tavsiye edilir, çünkü daha sonra Hac sırasında başları tıraş edilecektir. Kadınlar saçlarını kestirmelidir.
    • Umreniz artık tamamlanmış ve ihram kısıtlamaları kalkmıştır. Duş alabilir ve günlük kıyafetlerinizi giyebilirsiniz. Hac ibadetlerine başlamak için Zilhicce ayının 8’ine kadar bekleyeceksiniz.

    Detaylı Umre Rehberimizi okuyun.

    • Zilhicce ayının 8’inde ikamet ettiğiniz yerde veya Mescid-i Haram‘da hac için yeni bir niyet edeceksiniz.
    • Öngörülen şekilde bir kez daha ihram durumuna gireceksiniz. İhrama girmek için belirli bir Mikat’a (sınıra) gitmeye gerek yoktur.
    • Mina‘ya, Arafat‘a ve Müzdelife‘ye gideceksiniz ve burada Haccın tüm ibadet ve eylemlerini gerçekleştireceksiniz.
    • Hacc-ı Temettü için bir hayvan kurban edilmesi gereklidir. Mina’da kurbanlık hayvanlar mevcuttur ve acenteniz aracılığıyla ayarlanabilirler.

    Ayrıntılı Hac rehberimizi okuyun.

    Hacc-ı Kıran

    Hacc-ı Kıran, Hac mevsiminde Umre ile Haccın birleştirilmesi, tek bir niyet ile yapılması ve her ikisi için de İhram giyilmesidir. Haccın en zor türü olarak kabul edilir, çünkü hacı adayının diğer iki türden daha uzun bir süre ihram yasaklarına uymasını gerektirir. Efendimiz (s.a.v.), Veda Haccı sırasında Hacc-ı Kıran’ı gerçekleştirmiştir.

    • Bu tür hac, Mikat geçilmeden önce yapılan bir niyeti içerir.
    • Hacc-ı Kıran’ı yerine getiren bir hacıya Karin denir.
    • Hanefi mezhebine göre, Mekke’den gelenlerin bu tür bir hac yapmaları hoş karşılanmamakla birlikte yine de geçerli kabul edilir.

    Uygulanışı

    • Hem Hac hem de Umre yapmak niyetiyle Mikat‘ta İhram durumuna girin.
    • Umre ibadetlerine başlayacağınız Mekke’ye ilerleyin.
    • Hanefi mezhebini takip ediyorsanız, Mekke’ye ulaştığınızda Umre Tavafı yapın. Umre Tavafı‘ndan sonra hemen Sa’y yapılmalıdır. Bu sa’y, umre sa’y’ı için yeterlidir.
    • Maliki, Şafii veya Hanbeli mezheplerinden birini takip ediyorsanız, Mekke’ye ulaştığınızda Kudüm Tavafı yapın. Edilen niyet dışında Umre Tavafı ile aynıdır. Kudüm Tavafı‘ndan sonra Sa’y hemen yapılabilir veya Ziyaret Tavafı’nın yapılmasından sonraya ertelenebilir. Bu düşünce ekollerine göre Sa’y, Umre ve Hac sırasında yalnızca bir kez yapılmalıdır.
    • Bu ibadetlerin yerine getirilmesi sizin umreniz olarak nitelendirilecektir.
    • Halk veya Taksir yapmamalısınız. Umre ve Hac arasında ihramlı kalmalı ve sadece Yevm-i Nahr‘da ihramdan çıkmalısınız.

    Detaylı Umre rehberimizi okuyun.

    • Hanefi mezhebini takip ediyorsanız, Hac başladığında Kudüm Tavafı yapmak sünnettir. Kudüm Tavafı‘ndan sonra Hac Sa’y‘ı hemen yapılabilir veya Ziyaret Tavafı‘nın yapılmasından sonraya bırakılabilirsiniz. Bu ekolü benimsiyorsanız, hac sırasında iki kez Sa’y yaptığınızdan emin olmalısınız.
    • Mina‘ya, Arafat‘a ve Müzdelife‘ye gideceksiniz ve buralarda Haccın tüm törenlerini ve eylemlerini gerçekleştireceksiniz.
    • Hacc-ı Kıran için bir hayvan kurbanı gereklidir. Mina’da kurbanlık hayvanlar mevcuttur ve acenteniz aracılığıyla ayarlanabilirler.

    Ayrıntılı Hac rehberimizi okuyun.

    Hacc-ı İfrad

    Hacc-ı İfrad, Hac mevsimi sırasında Umre ibadeti olmadan gerçekleştirilen Hac anlamına gelir ve genellikle Mekke’nin yerlileri gibi Kâbe’yi düzenli olarak ziyaret edenler tarafından tercih edilir. İfrad haccını yapanlar normalde haccın ilk gününden (8 Zilhicce) hemen önce gelirken, diğer iki tür haccı yapanlar genellikle birkaç gün önceden gelirler.

    • Bu tür hac, umre yapmaksızın sadece hacca niyet etmekten ibarettir.
    • Hacc-ı İfrad yapan bir hacıya Müfrid denir.
    • Bu hac yöntemi, Mekke’de yaşayanlar ve Mikat sınırları içindeki bireyler için idealdir.

    Uygulanışı

    Detaylı Umre rehberimizi okuyun.

    • Mina‘ya, Arafat‘a ve Müzdelife‘ye gideceksiniz ve burada Haccın tüm ibadetlerini ve eylemlerini gerçekleştireceksiniz.
    • Hacc-ı İfrad için kurban kesmek zorunlu değildir. Ancak bir hayvanın kurban edilmesi müstehaptır.

    Ayrıntılı Hac rehberimizi okuyun.

    Tercih Edilen Hac Türü

    Dört Sünni mezhep, üç tür hacdan hangisinin daha üstün olduğu konusunda görüş ayrılığı içindedir:

    • Hanefi mezhebine göre Kıran en iyisidir, Temettü ise İfrad’dan daha üstündür.
    • Şafiî mezhebine göre İfrad en iyisidir, Temettü ise Kıran’dan daha üstündür.
    • Maliki ekolüne göre İfrad en iyisidir.
    • Hanbeli mezhebine göre Temettü en iyisidir.

    Hac: Kısa Bir Bakış

    Hac ibadeti, İslami takvimin son ayı olan Zilhicce’nin 8’inden 12’sine kadar beş gün ve beş geceden oluşan bir zaman diliminde gerçekleşir. Bazı hacılar ayın 13’ünde Mina’da bir gün daha kalmayı tercih ederek haclarını altı güne uzatmaktadır. Hac sırasında gerçekleştirilen ibadetler, Peygamber Efendimiz’in Hicri 10 (Miladi 623) yılındaki son haccında gerçekleştirdiği törenlerle aynıdır.

    Mina Çadır Kent olarak bilinir
    Mina Çadır Kent olarak bilinir

    Hac, Yevmü’t-Terviye (İçme Günü) olarak bilinen Zilhicce ayının 8‘inde başlar ve bu günde hacılar ihrama girerek hac için niyet ederler. Daha sonra Mekke’den yaklaşık beş mil uzaklıktaki Mina‘ya giderler ve burada günlük ibadetlerini yerine getirip geceyi bir çadırda geçirirler.

    Ertesi gün, Yevmü’l-Arafat (Arafat Günü) olarak bilinen Zilhicce ayının 9‘unda hacılar Sabah Namazından sonra Arafat‘a giderler. Burada öğle ve ikindi namazlarını birleştirir ve Haccın en ciddi ibadeti olan Vukuf sırasında dua ederek vakit geçirirler. Gün batımından sonra Müzdelife’ye giderler ve burada akşam ve yatsı namazlarını birleştirerek geceyi açık havada geçirirler.

    Hacılar Jamarat'ı dolduruyor
    Hacılar Jamarat’ı dolduruyor

    Yevmü’n-Nahr (Kesim Günü) olarak bilinen Zilhicce ayının 10‘unda ise hacılar Müzdelife‘de sabah namazını kıldıktan sonra Mina’ya döner, burada Cemretü’l-Akabe‘ye (Şeytan taşlanan bölge) yedi çakıl taşı atar, bir hayvan kurban eder ve saçlarını kestirirler. Daha sonra ihram durumundan çıkarılırlar. Hacılar Mina’ya dönmeden önce Ziyaret Tavafı ve Hac Sa’y’ını gerçekleştirmek için Mekke’ye gidebilirler.

    Zilhicce ayının 11 ila 13’üncü günleri arasında, Teşrik Günleri (Et Kurutma Günleri anlamına gelir) olarak bilinen bu günlerde, hacılar Mina’da vakit geçirir ve her gün üç Cemerat‘a yedi çakıl taşı atarlar. Kurban veya saç kesimi ayın 10’unda yapılmadıysa, Zilhicce’nin 12’sinde gün batımına kadar yapılabilir. Hacılar daha sonra evlerine gitmeden veya Medine’ye doğru yola çıkmadan önce son ibadet olarak Veda Tavafı‘nı yapmak üzere Mekke’ye dönerler.

    Hac için Hazırlık

    İnsanların büyük çoğunluğu için Hac, hayatta bir kez yaşanacak bir deneyimdir ve bu nedenle yeterli planlama ve hazırlığın önemi ne kadar vurgulansa azdır. Hac yolculuğunun anlamlı ve özel bir yolculuk olabilmesi ayrılan için büyük bir zaman ve maddi kaynağın yanı sıra zihinsel, ruhsal ve fiziksel hazırlık gerekmektedir. Seyahat acentelerine danışılmalı, tavsiye alınmalı, belgeler hazırlanmalı, aşılar yapılmalı ve gerekli alışveriş tamamlanmalıdır.

    Hazırlıklar mümkün olduğunca erken, belki de ayrılış tarihinizden dört ila beş ay önce başlamalıdır. Hazırlıklarınızı erkenden yapmak hem içinizi rahatlatacak hem de planlamanız sırasında herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda size hareket alanı sağlayacaktır.

    Planlama ve hazırlıklarınızda size yardımcı olacak bir dizi makale hazırlamış bulunuyoruz. Mümkün olduğunca kapsamlı olmaya çalıştık, fakat lütfen bireysel ihtiyaçların kişiden kişiye değiştiğini unutmayın çünkü durumunuza göre listeye ekleme yapmanız gerekebilir:

    Hac Fıkhı

    Aşağıda belirtilen Haccın Rükünleri mutlak surette uygulanmalıdır, aksi takdirde Hac geçersiz sayılacaktır. Mazereti olsa dahi hiç kimse bunlardan muaf değildir ve telafi edilemez. Bu iki vazgeçilmez bileşen şunlardır:

    Haccın temel vacipleri aşağıdadır, ancak her bir eyleme bağlı daha fazla vacip vardır ve her bir ibadete ait vacipler ilgili bölümlerde ayrıntılı değerlendirilmiştir. Eğer bir Vacip unsur kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde atlanırsa, eksikliği telafi etmek için bir ceza ödenmesi gerekecektir; bu unsurun bilinçli bir şekilde, istemeden, kazara veya unutarak atlanmış olması fark oluşturmaz. Eğer bu ihmal geçerli bir nedenle meydana gelirse, kefaret gerekli değildir. Haccın temel olarak gerekli olan eylemleri aşağıda sıralanmıştır:

    Vacip (Gerekli) Eylemler
    Safa ile Merve arasında Sa’y yapmak.
    Müzdelife’de vakfe yapmak.
    Şeytan taşlamak.
    Saçı tıraş etmek veya kısaltmak.
    Veda Tavafı yapmak.

    Hac sırasında gerçekleştirilebilecek birçok Sünnet davranışlar vardır. Bunlar her hac ibadeti için ilgili maddelerde daha ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Bir sünnet kasıtlı olarak terk edilirse, ona uymak kesinlikle faziletli olmasına rağmen ceza gerekmez. Aşağıda haccın bazı temel sünnetleri yer almaktadır:

    Sünnet (Erdemli Eylemler)
    Hacc-ı İfrad veya Hacc-ı Kıran yapılıyorsa Kudüm Tavafı da yapmak.
    İmam; Zilhicce ayının 7’sinde Mekke’de, Zilhicce ayının 9’unda Arafat’taki Mescid-i Nemire ‘de ve Zilhicce ayının 11’inde Mina’da olmak üzere üç kez hutbe irat edecektir.
    Yevm-i Arefe‘tan (Zilhicce’nin 9’u ve Arefe günü) önceki geceyi Mina’da geçirmek.
    Yevm-i Nahr‘dan (Zilhicce’nin 10’u ve Kurban Bayramı’nın ilk günü) önceki geceyi Müzdelife’de geçirmek.
    Teşrik Günleri gecelerini (Zilhicce’nin 11’inden 13’üne kadar) Mina’da geçirmek.

    References

    References
    1 Müslim, Hadis No. 1337; Nesâî, Hadis No. 2619.
    2 Buhari, Hadis No. 1853; en-Nesei, Hadis No. 2653.
    3 Buhari, Hadis No. 1521, 1819 ve 1820; en-Nesei, Hadis No. 2627; İbn Mace, Hadis No. 2889.
    4 Tirmizi, Hadis No. 810; en-Nesei, Hadis No. 2630; İbn Mace, Hadis No. 2887.
    5 Müslim, Hadis No. 121.
    6 Buhârî, Hadis No: 1773; Tirmizî, Hadis No: 933; Nesâî, Hadis No: 2629.
    7 Müslim, Hadis No: 1348.
    8 Buhari, Hadis No. 1519.
    9 Buhari, Hadis No. 1519, 1520 ve 2784; Nesei, Hadis No. 2624.
    10 Al-Nasa’i, Hadis No. 2625 & 3121.
    11 İbn Mace, Hadis No. 2892.
    12 Ebu Davud, Hadis No. 1736; en-Nesei, Hadis No. 2648; İbn Mace, Hadis No. 2910.

    Add comment

    Topics